top of page
Yazılarım


Ölümün Kanatları ve Düş Bahçesi
İnsanlar bilmiyor, birbirlerine haksızca dokunuyorlar. Kabullenemeyişin, oyalamanın ve saplantıların ağırlığı var üstlerinde. Oysa midem bulanıyor bu hengâmede. İyi olan bir insan ya da canlı, bir an içinde kötüleşiyor; gözlerine öyle yansıyor.
3 gün önce1 dakikada okunur


Düşlerim ve Yer Çekimi
Düşlerim Albatros... Ben, düşlerimin peşinden uçan bir düş gezginiyim. Bugün kanatlarımı çırpmadığımı gördüm. Ama gökyüzünde süzülmeye devam ediyorum. Evet Albatros, bugün düşlerimin kanatları olmadığını fark ettim. Can Ezgin Telif Hakkı Saklıdır
3 gün önce1 dakikada okunur


Etli Ekmek ve Yarım Kalan Hikâye
Kendine başkalarının soruları üzerinden sorular soruyordun; cevapların izini sürüyordun. Öyle ki bilgi sahibisin ama sorduğun soruların, senin edinmiş olduğun bilgilerle pratikte güncellenmesi gerekiyordu. Bunun farkına varınca, seninle iletişime geçen kişilerin niyetlerini anlamaya koyulacaktın. Böylece kendine bir benlik edinmeyi arzuluyordun. Sonra Dionysos gibi, elindeki bilgi feneriyle dünyanın her yerinde adam aramaya çıktın. İnsanlar iyiliğe doymuyor, doymuyorlardı.
4 Haz2 dakikada okunur


Göz Kırpan Yıldızlar, Yarası Kanayan Dünya
Bu bir yolculuk. Ne zamana ait ne de mekâna... Çünkü bu varlık anlayışı, zaman ve mekânın ötesine uzanan bir evrenselliğe dayanıyor. Ontolojik bir yürüyüş bu; yalnızca görünen nesnel dünyayı değil, etkileşimden doğan anlayışları kavrama çabasıyla da örtüşüyor. Adı konmamış bir çağdan, henüz söylenmemiş bir dile doğru… Düşünen, gören ve görülenin ardındaki sezgiyi duyan bir bilincin iç sesinden doğuyor bu anlatı.
26 May2 dakikada okunur


Gündüz ve Gece Bozkurt Alevinde
Bozkurt uçsuz bucaksız bir düzlükte ilerliyordu. Bastığı taşların ardında hiçbir iz kalmıyor, ne arkasından gelen bir ayak sesi duyuluyor ne de ufukta ona eşlik edecek bir gölge görünüyordu. Göğün rengi kararsızdı; ne geceye tamamen teslim olmuştu ne de gündüzün netliğine kavuşmuştu. Bu geçiş hâli, Bozkurt’un içindeki sessiz yürüyüşüyle uyum içindeydi. Yalnızlık artık bir eksiklik değil, içsel şekilde gelen derinlikti. Ve bu derinlikten, duyulmamış bir ses yukarıya doğru çıkı
17 May3 dakikada okunur


Dengede Paradigma Şapkası
Denge, düşüncelerimiz için öncelikle gerekiyor. Hayat dengeli görünürken bize birden kaotik yüzünü gösterir. Bu duruma bakınca, bir dengenin kurulum çabası içinde olduğunu görüyoruz. Uzun soluklu çatmaların bile zamanla mevcut dengeyi koruma mücadelesi olduğunu anlarız. Denge, dalgalanan denizin durulmasıdır. Durulan deniz tekrar dalgalanır. Bu bir ritme dönerse, her şey zamanla bu rutine uyum sağlar. Denge yine bozulur. Kaos, bu rutinin bozulmasıyla başlar.
14 May3 dakikada okunur


Gelecekten Mektup: 2159 - Sevgiye Su Olanlara
Ben seni hiçbir zaman bir ayna olarak görmedim. Sadece açık diyalog kurmaya özen gösterdim. Seninle birlikte M.Ö. 400 yılında, Atina'nın filozoflar dönemindeki bir yerde, karşılıklı ruhsal ve düşünsel bir bahçede oturmuş iki filozof adayıyız. Bizi herkes filozof sanıyor, ama biz filozof değiliz. Kendimize sınır çizmeyen iki düşünürüz; bizim gerçek dostumuz düşüncelerimizdir. Biz düşüncelerimize sadık kaldık. Şimdi o nedenle bu bahçedeyiz. Bahçe bizi çağırdı.
9 May3 dakikada okunur


Sanatçının Ateşten Kanatları
Seninle uçalım Albatros. Gökyüzüne beni taşıyan kuşlar vardı; birinin adı Kuzgun olmalı. Onlar gittikten sonra parçalarımı toparlamak zor oldu. Uçamayanlar bilemez. O kuşlar artık yok, sadece ben kaldım. Bu yalnızlık içimde hem bir korku hem de yeniden başlama arzusu doğurdu. Korku kaçınılmazdır ama asıl soru, yeniden başlamak nedir? İşte bu sorulara verilecek cevap uçurumun kıyısıdır Albatros. Kanatların yoksa uçurumun kıyısından aşağıya bakma. Bu benim sözüm değil, bilge bi
5 May2 dakikada okunur


Felsefe, İç Diyalog ve Sessizlik
Konuşmalarıma felsefe katmadan, iç sesimi harekete geçirecek soruları duyurmadan yol alacağım. Bu ne demek şimdi? Hem onay var, hem onaylama yok. Harika, yine felsefe dünyası… Yargılama dili gibi. Felsefeye doydum diyemiyorum.
1 May1 dakikada okunur


O Sadece Kendine Yetendir
Günümüzde sıkça duyduğumuz “yeni dünya düzeni” kavramı, geleceği pazarlayan birçok tasarım ve senaryoyu beraberinde getiriyor. Peki gerçekten ne konuşuluyor? Gerçekten yeni bir düzen mi kuruluyor, yoksa eski güç oyunlarının farklı versiyonları mı?
9 Nis2 dakikada okunur


Umut, Bizim Gibi İnsanlarda Saklıdır
Kimi zaman insanlık, üzerine çökmüş bir gökyüzü gibi gelir. Haberler, yitirilenler, anlamını kaybetmiş kelimeler arasında savrulurken, dünya kendi hızında dönmeye devam eder. Ama biz, yani hisseden, sorgulayan insanlar, bir boşlukta asılı kalmış gibi hissederiz kendimizi. Ve tam da bu yerde, umut başlar. Sessiz, küçük ve dirençli bir kıvılcım gibi.
6 Nis1 dakikada okunur


Geleceğin Görünümünde: Devletler, Teknoloji ve Yeni Toplumların Kıyısında
21. yüzyılın ilk çeyreği, yalnızca teknolojik atılımların değil, aynı zamanda otoritenin, gücün ve meşruiyetin yeniden tanımlandığı bir geçiş evresine tanıklık ediyor. Bu değişimin en çarpıcı cephelerinden biri, devlet ile özel sektör arasındaki yeni ilişki biçimidir.
26 Mar3 dakikada okunur
bottom of page
