top of page
Yazılarım


Yalnızlıkta Çoğalanlar
Dünyanın sesi öylesine yükselir ki, insan kendi içindeki sessizliği yitirir. Kalabalıkların içinde savrulurken, aidiyet arzusu kör bir tutkuya dönüşür. Fakat gerçek varlık, o karmaşanın dışında, sessizliğin kıyısında, kendi içine çekildiği anda başlar. Kendisiyle yüzleşen, o sessiz adımı atan kişi, hakikatin kapısını aralar. Geri çekilmek, yenilgi değil; çoğalmanın, varoluşun başlangıcıdır. Dış dünyadan uzaklaşıp sessizliğe çekilmek pek çok kez yanlış anlaşılır; eksiklik ya d
26 Şub2 dakikada okunur


Yaşam Bir Sevdadır
Bu sevda öldürmez; yaşatır. Yaşam çoğu zaman bir mücadele gibi anlatıldı bize. Hayatta kalmak, kazanmak, direnmek... Oysa yaşamın kendisi bir sevda olabilir. Bir mücadele değil, bir bağ; bir sahiplenme değil, bir devamlılık. Ve bu sevda, insana yük değil, can verir. Çünkü insan, gerçekten yaşamaya ancak sevebildiği kadar başlar. Yaşam çoğu zaman bir mücadele gibi anlatıldı bize. Hayatta kalmak, kazanmak, direnmek... Oysa yaşamın kendisi bir sevda olabilir. Bir mücadele değil
24 Şub2 dakikada okunur


Dediğin Gibi Karanlık Işık Balığı
Hareketin sebebi nedir? Denizde yumurtasından yeni çıkmış bir balığın hareket etmesi, ya da yuvasından yeni uçmuş bir kuşun bir dala konması, sonra oradan yeniden gökyüzüne yönelmesi... Bu ilk hareketi başlatan nedir? Ve senin bana “Rüzgar hangi düş bahçesinden estiyse…” diye sorman gibi — bu cümleye verdiğim karşılık bir soruyla olduysa, hareketimizdeki o kıvılcım nereden doğdu? Karanlığın içinde bir hareket başladı. Yumurtadan yeni çıkmış bir balık gibi, gökyüzüne ilk kez k
20 Şub3 dakikada okunur


Mistisizm ve Sanatçı Sezgisi Üzerine
Sanat, insanlık tarihi boyunca yalnızca estetik bir ifade biçimi olmamış; aynı zamanda bilgi üretimi, yaratım alanı ve içsel deneyimlerin dışa vurumu açısından da önemli bir süreç olmuştur. Bu bağlamda sanatçının sezgisel yönü, sanatın yalnızca teknik becerilerle açıklanamayacağını gösterir. Sanatın sezgisel doğası, mistisizmle belirli ortak noktalar barındırmaktadır.
30 Oca2 dakikada okunur


Ozanlar ve Uçurumlar
Ozan akışın içindeyken bir adım dışarıda durabildiği için zamanı genişletir. Sevda ise içinde sürüklenmek değil; dışardan oluşu görebilme berraklığıdır.
18 Oca1 dakikada okunur


Hüdhüd'le Konuşan Naif Kanatlar
Çiçekler, mevsimlerin sessiz ve naif tanığı gibiler. İçimde, kendim olabilme arzusu var. Evren bir deniz, gök cisimleri ise su damlacıkları gibi… Bizler o denizin içindeyiz ve aynı zamanda o denizi taşıyoruz. Gök cisimleri, yerçekimsiz uzayda dalgalardan sıçrayan su damlacıkları gibi salınıyor. “Su gibi bir varlık” diyebilirim; aslında betimlemek belki de yeterli değil. Bu su, kaynak suyu gibi; ancak onu gördüğümde, suda yansıyanlar evrene, zamana ve canlılara dair bir kitap
17 Oca3 dakikada okunur


Zaman Çalkantısı
Meraklı bir filozof adayı, Hegel’in zamanında yaşamaktadır. Bir gün Hegel’in kitabını okurken yaşadığı bir zaman deneyimini ona açmaya karar verir. Sonunda, kendisine “kaçık” yakıştırması yapılacağını bilse bile bu girişimini bir sorumluluk olarak görür. İçi rahattır.
11 Oca4 dakikada okunur


Sanatın Işığında: Yıkımdan Doğuma
İlkel içgüdüler, bastırılmak için değil, yaratıcı yapılarla doğru şekilde bütünleşmek için vardır. Sanat, bu öz duygulara ışık tutarak, onları yıkıcılıktan çıkarır ve doğurgan bir güce dönüştürür.
26 Eyl 20251 dakikada okunur


Kasabanın Köşesinde
Kasabanın bir köşesinde, estetik kaygıları bir türlü bir kenara bırakamamış bir sanatçı yaşardı. Bu sanatçı, geceleri rüyalarında ateşi; sabahlarıysa gökyüzünde uçan kuşların gagalarında ona çiçekler getirmesini izlerdi. Bir gün, bu yoğun duygular arasında, içinde estetik kaygıların kıpırdadığını fark etti.
15 Eyl 20252 dakikada okunur


Dünya Düşlüyorum
Hayatı harmanlayan...
4 Eyl 20251 dakikada okunur


Uzaklaşır
Sorularını kendine sormaya başladığında, cevaplar yüreğini kucaklar ve korkuların kanatlanır. İçinde biriken kaygılar ve belirsizlikler artık seni esir edemez.
26 Ağu 20251 dakikada okunur


Bölünmüşlük Seremonisi
Bazen, bu kafesin içinde yaşadığımızı unuturuz. Derin bir nefes alınca her şey bir araya gelir. Bizi geriye iter. Duvardan sızan bir ışık yoktur; o zifiri karanlık her köşeyi sarar. Varlığımız, sabit sınırlar içinde bir çırpınış gibidir.
25 Ağu 20251 dakikada okunur
bottom of page
