top of page
Yazılarım


Bölünmüşlük Seremonisi
Bazen, bu kafesin içinde yaşadığımızı unuturuz. Derin bir nefes alınca her şey bir araya gelir. Bizi geriye iter. Duvardan sızan bir ışık yoktur; o zifiri karanlık her köşeyi sarar. Varlığımız, sabit sınırlar içinde bir çırpınış gibidir.
25 Ağu 20251 dakikada okunur


İnsancıl Çocukluk II
Ayrıldığınızda yollarınız farklı yönlere doğru akıyor, hepsi bu. Bazen hayatın, bizi birbirinden ayıran yolları özenle değil, rastgele çizdiğini düşünürüz.
15 Ağu 20251 dakikada okunur


Portakal Işığı 2049
Blade Runner 2049’un çöl sahnelerinde, özellikle de Deckard’ın yaşadığı terk edilmiş Las Vegas’ta yoğun biçimde kullanılan o kavrulmuş turuncu renk tonu…
"Gerçek olanı hatırlamak mı, yoksa hissedebilmek mi?"
16 Tem 20252 dakikada okunur


Varlığın Sesi ve Sureti
Zamanın ve varlığın doğası, aslında daha derin ve bizim kavrayamayacağımız ölçekte bilinçli bir yapıya sahiptir. Bu düzeyde, sadece saatlerin ve dakikaların düzenine hapsolmadığımızı keşfetmek, bir dönüm noktasıdır. Çünkü zamanın dışında varlık, başka biçimde var olur; o, yaratıcı biçimde şekillenir. Bizim alışık olduğumuz "bir saniye" gibi zaman biriminden çok farklıdır. Belki de zamanın ve varlığın sesi, o anın içinde duyulmakla kalmaz; suretiyle de derinlerde bir yerde şe
9 Tem 20252 dakikada okunur


Eşik Yazıları: Doğayı Tüketen Zihin - Ekonomik Sistem ve Ekolojik Yıkım II
İnsan, doğayla olan kadim bağını ne zaman kaybetti? Belki ormanda yitirdiği ilk patikada, belki de gökyüzünü ilk kez bir reklam panosunun arkasında gördüğünde. Artık doğa, yalnızca bir “fon” gibi duruyor arkamızda; özçekim (selfie) çekerken, projeler planlarken, inşa ederken, yıkarken… Ne kadar sessizse, o kadar kolay unutuluyor. Ama doğa susmuyor artık.
1 Tem 20252 dakikada okunur


Eşik Yazıları: Doğayı Tüketen Zihin - Ekonomik Sistem ve Ekolojik Yıkım I
Doğa artık bir “kaynak” değil, bir alarm çanı. Gezegenin sınırları zorlandı; okyanuslar plastikle doldu, ormanlar rant projelerine teslim edildi, canlı türleri sessizce yok oldu. Ancak daha çarpıcısı şu: Bütün bu yıkıma rağmen hâlâ doğayı bir “pazar nesnesi” gibi algılıyoruz.
1 Tem 20252 dakikada okunur


Eşik Yazıları: Yamalarla Yaşamak - Çöküşü Geciktiren Sistem III
İnsanlık tarihi boyunca karşılaştığımız büyük krizler, çoğu zaman radikal dönüşümlerin değil, geçici çözümlerin habercisi oldu. Değişim talepleri, statükonun çeperinde dolaştı; köklü müdahaleler yerine sistemin kendi çöküşünü geciktiren tedbirler devreye sokuldu. Bugün geldiğimiz noktada, bu kısır döngü daha da belirgin: Kapitalist sistemin neden olduğu sosyal eşitsizlikler, çevresel felaketler ve ekonomik krizler, kalıcı ve bütünsel çözümleri zorunlu kılıyor. Devletler ve şi
17 Haz 20252 dakikada okunur


Eşik Yazıları: Yamalarla Yaşamak - Unutulmuş Varlık, Kaçırılmış Gelecek II
Heidegger’in “insan kendi varlığını unutarak var olur” sözü, yalnızca bireysel bir sorgulama değil, çağlara yayılan bir unutmanın yankısıdır. İnsan, doğayı, geçmişini, kendi özünü; kısacası nereden gelip nereye gittiğini unutarak ilerlemeye çalışır. Ancak bu ilerleyiş, aslında bir tür döngüsel gerilemedir. Çünkü gerçek değişim, yüzleşmeyi; yüzleşme ise unutulmuşla barışmayı gerektirir.
8 Haz 20252 dakikada okunur


Hayal Gücüyle Özgürlük
Hayal gücü ve özgürlük, insanın kendini ve dünyayı dönüştürme gücünün en temel kaynaklarıdır. Hayal etmek, yalnızca bireyin iç dünyasında şekillenen bir eylem değildir; aynı zamanda toplumsal kalıpları sorgulamanın ve aşmanın da bir yoludur. İnsan, hayal kurarak ve umut ederek kendine bir özgürlük alanı açar.
24 May 20252 dakikada okunur


Sarmal İletişim ve Ahlak
Ele geçirilmişlik içinde, özgürlüğe duyduğumuz ihtiyaç gözden kaçırılmamalıdır. Sorunun özünde aşırılık ve dengesizlik yatmaktadır. Özgürlüğü ve ahlakı aynı yolda, kol kola yürürken görebiliriz.
23 May 20252 dakikada okunur


Görünmez Dalgalar ve Kaptan
Bu ışıkta ne göremiyorum? Gözlerim, her şeyin ötesinde bir şey arıyor, ama aradığımı bulamam. Çünkü burada, bu ışıkta, sadece hissedilen vardır.
19 May 20252 dakikada okunur


Zihnimiz ve Solucan Delikleri
Zihnimiz, kimi zaman bir girdabın içine çekildiğinde, solucan deliğinden bilinmez diyarlara gideriz. Düşüncelerimiz bu karmaşık ve sonsuz yolculukta farklı yönlere sapabilir; bazen bizi geçmişe götürür, bazen de henüz var olmamış olasılıkların eşiğine taşır. Peki, zihnimizde açılan bu kapılar bizi nereye sürüklüyor? Hayatın akışı içinde, kaosun ortasında durduğumuz anlar vardır. O anlarda varlığımızın sınırlarını test eder, zihnimizde farklı gerçekliklerle yüzleşiriz. Düşünce
8 May 20252 dakikada okunur
bottom of page
